Senirkent Adının Kaynağı

Dr. İbrahim KARAER

Senirkent adının nereden kaynaklandığı konusunda değişik görüşler vardır. Bazı kaynaklarda Senirkent’e “sınır şehri” anlamında, “Sınır-kent, Senirkent” adının verildiği belirtilmiştir.

Bu görüşü savunanlara göre; ilk çağda Psidya ve Frigya’yı ayıran bir bölgede bulunmasından dolayı Sınırkent denmiştir. Tymandos (Yassıören) ve Apollania (Uluborlu) arasındaki sınırı gösteren bir bent, Senirkent’in olduğu yerden başlayarak kuzeye doğru uzanırmış. Sınır-bent adı, kasabanın kuruluşundan sonra Senirkent olmuş.Bir başka görüşe göre; Selçuklular zamanında iki ayrı Bey tarafından yöneti­len Uluborlu muhiti ile Senirkent’in bağlı olduğu muhit arazisi sınırında kurulmuş olan kasaba, sınır şehri manasına “Senirkent" olarak adlandırılmıştır.Bu görüşleri doğrulayan bilgi ve belge yoktur. Senirkent adını sınır şehri anlamında açıklayan bu görüşler fazla itibar görmemiştir.

“Senirkent” adı, şehrin bulunduğu topoğrafik yapıya uygun olarak “dağ eteğindeki kasaba” şeklinde yorumlanmış ve bu yorum günümüzde genel kabul görmüştür.Ancak  “Dünden Bugüne Senirkent” adlı çalışmamız esnasında, bunun çok doğru bir tespit olmadığı kanısına vardık. Çünkü bu görüşü savunanlardan rahmetli Arkeolog Kemal Turfan, aşağıdaki alıntıda görüleceği üzere “Senir” adını taşıyan Isparta, Afyon, Burdur ve Antalya’daki yerleşim merkezlerinin; aynı soydan ve boydan gelen Türkler tarafından kuruldukları için Senir adını aldıklarını; Senirkent’in ise, topoğrafik yapıya uygun olarak “Senirkent” olarak adlandırıldığını belirtiyor.

Kemal Turfan bu görüşünü şöyle açıklıyor: “Divanı Lügat’it Türk’te bu kelime “Sengir” olarak geçmekte ve “dağ çıkıntısı, dağ burnu ve duvarın ucu” anlamına gelmektedir. Senirkent’in yüksek bir dağın eteğinde, Doğru Dereden inen tortunun meydana getirdiği ve kuzeye doğru hafif bir şişkinlik yapan bir sırta yaslanmış olduğu göz önüne alınırsa, yukarıda yaptığımız açıklama topoğrafik duruma tamamen uymaktadır.  Afyon Sincanlı ilçesine bağlı Senirköy, Şuhut ilçesine bağlı Senirköy, Isparta Gönen ilçesine bağlı Senirce köyü, Keçiborlu ilçesine bağlı Senir kasabası, Burdur’da Karasenir mahallesi, Antalya ve Mersin’de Senir adlı köyler vardır Saydığımız bu yerleşme birimlerini, aynı soydan ve boydan gelen birer Türk halk grubu tarafından kurulması sonucu, birer küçük köy durumunda kaldıkları adlarından ve bugünkü durumlarından anlaşılıyor. Senirkent birçok köy halkının bir araya gelip yerleşmesiyle meydana gelen daha büyük yerleşme yeri olarak kurulduğundan, baştan itibaren “dağ eteğindeki kasaba” anlamında Senirkent adını almıştır.

Kemal Turfan’ın, “Senirkent birçok köy halkının bir araya gelip yerleşmesiyle meydana gelen daha büyük yerleşme yeri olarak kurulduğundan, baştan itibaren “dağ eteğindeki kasaba” anlamında Senirkent adını almıştır” görüşüne katılmıyoruz. Çünkü Senirkent’in birçok (dokuz veya on dört) köy halkının bir araya gelmesiyle bir kasaba şeklinde kurulduğuna dair elimizde hiçbir bilgi yoktur. Şeyh Ahmet Sultan Menakıbında Senirkent’in 1370 yılında 60 haneli bir köy olduğu rivayet edilmektedir. XVI. yüzyıla ait resmi tapu kayıtlarında; Senirkent, Yassıviran’dan daha küçük 108 haneli bir köydür. 1500’lü yıllarda Yasıviran’dan daha küçük bir köy olan Senirkent’in, 1370’li yıllarda kasaba şeklinde kurulduğunu iddia etmek mümkün değildir.

Antalya Gündoğmuş ilçesi Senir Belde Belediye Başkanı Hüseyin İnan, “Senir” kelimesi ile ilgili düşüncelerini şöyle açıklıyor:

Senir, Türkistan’da bir kasabanın adıdır. Senir aynı zamanda Antalya’da bir beyliğin adıdır. Senir Beyleri, Avşar kolundan oluşan büyük Yörük aşiretleri ile birlikte önce Horasan’a, sonra Tiflis’e 1227-1228 yıllarında Antalya Gündoğmuş ilçesinin Senir beldesine yerleşmişlerdir. Bu boylar, Orta Asya’dan Anadolu’ya gelirken oradaki isimlerini aynen Anadolu’ya taşımışlar, yerleştikleri yerlere aynı isimleri vermişlerdir. Senir Beyleri Isparta’nın Senirkent ilçesini kuran Senirlilerle aynı boydandır

Hüseyin İnan, Antalya Gündoğmuş ilçesi Senir Beldesinin Horasan’dan gelen Senir Beyleri tarafından kurulduğunu belirtiyor. Burada Kemal Turfan ile aynı düşünceyi paylaşıyor. Ancak, Kemal Turfan’dan farklı olarak Senir Beylerinin, Senirkent’i kuran Senirlilerle aynı boydan olduklarını da vurguluyor.

Hüseyin Namık Orkun da Hüseyin İnan’ın görüşlerine benzer bir görüş ortaya koyuyor. Senirkent adını, Asya’daki Semerkant ile eşleştiriyor. Orkun’un Senirkent adı ile ilgili yorumu şöyledir:

“Biliyoruz ki eski Türkler nereye göçerlerse göç ettik­leri yere evvelce geldikleri yerin adını verirlerdi. Yukarıdaki boy adları da bu geleneğin bir neticesidir. Ben Senirkent adının da bu şekilde adlanmış olduğunu zannetmekteyim. Buradaki kent sözü hiç şüphesiz ki eski Türkçede mevcut olan ve şehir manasına gelen bir sözdür. Kaşgarlı Mahmut kelimeye hem şehir, hem köy manasını vermektedir. (Kelimenin aslı Toharcadır. Eski Türkçede bunun yerine daha fazla balık sözü kullanılırdı.) Anadolu’da böyle kentli yer adlarına pek fazla tesadüf etmediğimiz için buradaki kent sözünün Asya’daki kentlerle bir alakası olmak gerektir. Nitekim bu noktayı kelimenin diğer sözü de takviye etmektedir. Senir sözünü, ben meşhur semer (Semerkant) ismi ile birleştir­mekteyim. Türkçede n ve m seslerini değiştiği malum bir keyfiyettir. O halde Senirkent Asya’daki Semerkant kelimesinden başka bir şey değildir. Bu kelimenin aslının Semiz­kent olduğu malumdur. (Ayrıca bakınız Kaşgarlı, 1.c. 288.s.) Bu izahatımıza nazaran bura halkının Semerkant’tan gelmiş olması lazım gelir. Bu hal, bütün Türklerce daima bir kaide halinde tatbik edilirdi. Hatta İstanbul’daki Aksaray adının Niğde Aksa­rayından gelen halk tarafından kurulduğunu biliyoruz. Fehmi Aksu’nun eserinde buraya (Senirkent’e) tabi Tatar adlı bir mevkiinin de olduğunu görmekteyiz”[9]

Büyükkabaca tarihi üzerinde çalışan hemşerimiz Kadir Karacan, Cihangüşa adlı eseri kaynak göstererek Asya’da Senirkent adlı bir kasabanın bulunduğunu ve bu kasabanın XIII. yüzyılda Moğollar tarafından yıkıldığını belirtiyor.[10]

Ahmet Munis Armağan’a göre; Senirkent, “Emir Senir” adlı bir bey tarafından kurulmuş ve adını Emir Senir’den almıştır.[11]

Eldeki mevcut bilgiler Senirkent adının; Orta Asya’da bulunan Senirkent, Semerkant veya Senir adlı şehir ve kasabalarla ilişkili olduğunu gösteriyor. Bu şehirlerden göçerek Senirkent’e gelip yerleşen halk, eski yaşadıkları yerin adını Anadolu’da kurdukları şehre vermişlerdir. Senirkent halkının, Antalya, Burdur ve Isparta’da kurulan “Senir” adlı köy ve kasabalardaki insanlarla akraba olmaları da doğaldır.

Armağan’ın Senirkent’in “Emir Senir” adlı bir bey tarafından kurulduğu ve adını bu beyden aldığına dair görüşünü destekleyen başka bir bilgi, efsane ve rivayete ulaşılamadı. Ancak, bazı şehirlerin adlarını kurucularından aldığı düşünülürse, Senirkent’in “Emir Senir” adlı bir bey tarafından kurulmuş olması da mümkündür.

Bu konuda derinlemesine yapılacak araştırmaların görüşlerimizi doğrulayacağı kanısındayız. Mesela; 1845 tarihli Uluborlu Kazası Temettuat Defterinde Senirkent köyü Pazar Mahallesindeki 143 nolu hane reisinin adı Seniroğlu Hüseyin’dir[12]. Bu kayıt bize, 1840’lı yıllarda “Senir” lâkabının halk arasında yaşadığını göstermektedir.

Senirkent’in Kurucuları

Senirkent’in kuruluş tarihini 1370’li yıllarda Senirkent’te dergâhını kuran Şeyh Ahmet Sultan ile eşitlemek pek mantıklı görünmüyor. Senirkent, Selçuklular zamanında XII. yüzyılın sonlarında, yani Uluborlu ve çevresinin Türklerin egemenliğine girdiği 1182 yılında veya bu tarihten kısa bir süre sonra kurulmuştur. Ayrıca Senirkent’in kurucuları olarak zikredilen Hıdır Çelebi Dede, Elperek Mustafa Dede ve Turgut Baba’nın XIV.-XVII. yüzyıllarda yaşadıkları tahmin edilmektedir. Şehir tarihini ne zaman yaşadıkları kesinlik kazanmamış kişilere atfen sınırlandırmanın da doğru olmadığını düşünüyoruz. Bu büyük zatları Senirkent’in kurucuları olarak değil, Senirkent’te iz bırakmış, halkın sevdiği, saydığı toplum önderleri olarak anmak gerekir. Elimizdeki bilgiler ışığında Emir Senir Beyi, Senirkent’in kurucusu olarak kabul edebiliriz.



[1] Senirkent Yükseliş, yıl 12, sayı 149-150,Kasım-Aralık 2011, 2.sayfada yayımlanmıştır.

[2] Emekli Başbakanlık Daire Başkanı / e-mail: ikaraer@basbakanlik.gov.tr

[3] F. Aksu. Isparta İli Yer Adları, 11.s.)

[4] Kemal Turfan. Senirkent Tarihi, Senirkent Postası, (187), 13 Nisan 1974.

[5] Salname-i Vilayeti Konya. İstanbul, Cihan Matbaası, H. 1332.

[6] “Senir”, dağ eteğindeki hafif meyilli bir düzlük veya yayvan bir tepe manasına gelir. Bu takdirde Senirkent adı kurulduğu arazinin topografik durumuna uygundur. (Şefik Seren. Senirkent Faciası,1947, 77-80.s.) “Senir”, dağ eteğindeki meyilli düzlük manasına gelir ki, Senirkent’in kurulu bulunduğu toprak parçası da aynen böyledir. (Senirkent, İzmir, 1950, 3.s.). İlçemiz 1370 yılında Oğuz soyundan olan Kayıhan boyuna ait Türk aşiretlerinin bu bölgeye yerleşmesi ile kurulmuştur. Kıraç ve sınır anlamına gelen “Senir” sözcüğü ile kasaba, şehir anlamına gelen “Kent” sözcüğünün birleşmesi sonucu Senirkent adını almıştır. (www.senirkentyukselis.com)

[7]Kemal Turfan. Senirkent Tarihi, Senirkent Postası, (188), 27 Nisan 1974; Senirkent Postası, (189), 25 Mayıs 1974)

[8] Hüseyin İnan. Senir Beldesi. www.antalyakultur.gov.tr/Genel/t.ashx

[9] Hüseyin Namık Orkun. Isparta Yer Adlarından Tarihi İstihraçlar. Ün Isparta Halkevi Mecmuası, 9 (103-105), I. Teşrin - I. Kanun 1942, 1432-1433.s.

[10] Kadir Karacan ile 3 Aralık 2011 tarihinde yapılan telefon görüşmesi.

[11] A. Munis Armağan. Asya’dan Anadolu’ya Türklerin Anı Defteri, 2006, 215.s.

[12] BOA ML-VRD-TM-d 10594,125.s.